Ebeveynler için çocuklarının özgüvenli bir birey olmaları son derece önemlidir. Ancak, bu süreci desteklemek adına uygulanan bazı yöntemler beklenilenin aksine olumsuz sonuçlara yol açabilir. Çocuğun özgüveni, sadece başarı veya mükemmellik ile değil; aynı zamanda zorluklarla başa çıkabilme yeteneği ve hatalardan ders alabilme becerisi ile de şekillenir. Özellikle ebeveynlerin farkında olmadan yaptığı yanlış tutumlar, çocuklarda sağlıklı bir özgüven gelişimini engelleyebilir.
Özgüven duygusu, bireyin kendi değerini bilmesi ve karşılaştığı sorunları aşabileceğine dair inanç geliştirmesiyle güçlenir. Gerçekten öz güven sahibi olan çocuklar pes etmeden yeniden denemeyi öğrenir, hislerini ifade edebilir ve başarısızlık durumunda bile kendilerini tekrar toparlayabilirler. Bu özelliklerin ortaya çıkması aile içindeki destekleyici atmosferle doğrudan ilişkilidir.
Birçok aile, çocuklarına sürekli övgülerde bulunarak onların özgüveninin artacağını düşünür. Ancak sonsuz ve gerçekçilikten uzak övgüler zamanla etkisini kaybeder; bunun yerine çabanın takdir edilmesi daha sağlam bir karşılama sunar. Örneğin “Emek verdiğin için seni tebrik ediyorum” gibi ifadeler onlara gerçekten değer verdiklerini hissettirebilir.
Bunun yanı sıra, bazı ebeveynler çocuklarıyla yaşanabilecek negatif duygularına kapalı kalmaya çalışırlar. Oysaki hayal kırıklıkları ve üzüntüler yaşamın kaçınılmaz parçalarıdır ve bu tür deneyimlerle yüzleşmek çocukların duygusal dayanıklılığını artırır. Sürekli başarılı olmaya odaklanmak da benzer şekilde yanlıştır; böylece çocuk yalnızca başarısı üzerinden değeri olduğunu düşünmeye başlayabilir.
Sınırlar koymamış olan ebeveynler ise genellikle daha fazla mutluluk sağlayacaklarını düşünür ancak bu yaklaşım tam tersine çocuğun hoşgörü eksikliğine neden olabilir. Her talebinin anında yerine getirilmesi onları sabırsızlaştırabilir ve sosyal ortamlarda hayal kırıklıklarıyla baş etmeyi zorlaştırır.
Gelelim kısıtlama yapmadan hareket eden diğer bir yanlış tutuma: Karar alma sürecinde tamamen devrede olmak… Bu durum kısa vadede işleri kolaylaştırsa da uzun vadede değerlendirilebilme becerisini zedeler. Doğru yaklaşım, çocuğa uygun seviyelerde kendi kararlarını verme fırsatıdır ki bu da özgüveni arttırmada büyük pay sahibidir.
Son olarak sıkça rastlanan başka bir tavır ise sürekli kıyaslama yapmaktır; “Arkadaşın seninle kıyaslandığında çok başarılı.” gibi cümleler kurmak birçok durumda motivasyonu düşürücü etki yaratacaktır çünkü her çocuğun yetenekleri birbirinden farklıdır ve değerlendirmelerin bu düzlemde olması gerekmektedir.
Doğru yaklaşımlar ile sağlık dolu bir özgüven gelişimi mümkün olup bunun en iyi yolu sevgi dolu bir iletişimden geçmektedir. 16 Haziran 2026
