İmamoğlu Davasında Elif Güven’in Savunması Posted on 14 Haziran 2026 by Yusuf Arslan ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 49. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Medya A.Ş. Reklam Müdürü Elif Güven savunma yaptı. Güven hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı ile birlikte hareket ettiği, ihale süreçlerinde aktif rol aldığı ve örgüt yöneticisi Ongun ve Emrah Bağdatlı’dan aldığı talimatlar doğrultusunda usulsüz ihale süreçlerini gerçekleştirdiği belirtilmişti. Güven’in, kurum adına gerçeğe aykırı faturalar düzenlenmesinde rol aldığı, hangi ihalenin kime verileceğini belirlediği, alt yapısını hazırladığı, örgütün Medya A.Ş. yapılanmasında yer aldığı da iddianamede aktarılmıştı. “GÖZALTI KARARI ÇIKTIĞINDA YURT DIŞINDA OLMAM TESADÜFTÜ” Tutuklu sanık Elif Güven “19 Mart günü şafak operasyonunda, başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve birim yöneticilerim olmak üzere, birçok kişi evlerinden gözaltına alınmıştır. Ben yıllık izindeydim. Annemle beraber İtalya’da okuyan yeğenimi görmeye gitmiştim. Sabah 5’te çalan telefonumla uyandım ve hakkımda gözaltı kararı olduğu tarafıma bildirildi. Sosyal medyaya baktım oradan da öğrendim durumu. 19 Mart akşamı için Türkiye’ye dönüş biletim vardı. Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemle ilgilenmek zorunda kaldık, bu sebeple de uçağı kaçırdım. Sonra toparlandık ve Türkiye’ye gelen ilk uçağa binerek annemle beraber Türkiye’ye döndüm. Gözaltı kararı çıktığında yurt dışında olmam tesadüftü. Açıkçası işlediğim hiçbir suç yoktu endişelenmemi gerektiren bir durum olduğunu da sanmıyordum ki hala düşünmüyorum” dedi. “KİMSEYE KURGU İLE İHALE VERMİYORUZ Güven savunmasının devamında “Tutuklanma evrakına baktığımda kaçma şüphesi yazıyordu. Yurt dışındayken gözaltı kararını öğrenir öğrenmez uçağa binip teslim olan, adresi belli olan, hayatı boyunca hiç suç işlememiş bir kişi olarak ben nasıl kaçma şüphesiyle tutuklandım? İddianamede hakkımda yazanların aksine İBB Medya A.Ş.’de bir sözde örgüt üyesi olarak değil, tamamen geçmiş tecrübelerimle çalışmaya başladım. İddianamede güya biz birilerine kurgu yapıp bir ihale vermişiz. Kimseye kurgu ile ihale vermiyoruz. Asıl dosya içindeki sözde bilirkişi raporları kurgudur. İddianamede belirtildiği gibi Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Kendisi İBB Başkanı idi. Asla Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı yapmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım” ifadelerini kullandı. Savcılık tarafından alınan ikinci ifadesi hakkında da açıklama yapmak istediğini söyleyen tutuklu sanık Güven “Hücremde oturuyordum tutukluluğumun 20. gününde. Bir memur geldi ‘Elif hazırlan, seni doktora götüreceğiz’ dedi. Ben de revire çıkıyorum zannettim. Sonra ‘dışarı gideceksin’ dediler. Koridorda tam araca bineceğiz kelepçelendik ‘savcıya gideceksin’ dediler. Şaşırmıştım o anda ne cevap vereceğimi de bilmiyorum. Cezaevi aracına bindirildim ve Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüm. O zamanki avukatıma haber vermişler. Avukatımla orada karşılaştık. Avukatım bana savcının ‘daha 2 buçuk yıl biz bu iddianameyi yazmayız, söyle bildiklerini anlatsın’ dediğini iletti. Avukatıma ‘ben bir şey bilmiyorum, bildiklerimi kollukta anlattım’ dedim. Avukatımla beraber savcının odasına girdim. Sonra savcı bana ‘sana yardımcı oluruz’ dedi. Düşünüyorum, şaşkınım. Burada anlattıklarımın hepsini kendisine de anlattım. İtirafçı olmayacağımı, bildiğimi zaten anlattığımı söyledim. Anlatıyorum ama diyor ki ‘hala istediğin gibi konuşuyorsun’ İnanın nasıl konuşacağımı da bilmiyorum. Savcı diyor ki ‘Pınar’
